'Dersim'deki orman yangınları politiktir'

  • 09:08 26 Ağustos 2018
  • Kadının Kaleminden

 

"Devletin her yıl ormanları yakmasının ardında hak ihlalleri, binlerce canlının yaşamına bilinçli bir tecavüz, bin yıldır yok edemediği coğrafyayı yok etme girişimi yatıyor. Bu yüzden devlet, elini kolunu bağlamış, bin yıldır katlini vacip gördüğü toprakları seyre koyuluyor. İşte bu nedenle Dersim'deki orman yangınları politiktir."
 
Arzu Yıldız 
 
Sermayeye peşkeş çekildiği için yakılan ormanlar, hayata geçirilen HES'ler ya da HES projeleri Türkiye ve Kürdistan doğasını yok ediyor. Üzerinden kar elde edilecek bir kaynak olarak görülmesinin sonucu olarak doğa bir yandan sermaye tarafından katledilirken, diğer yandan da sermayenin sömürü alanı haline getiriliyor.
 
Orman yangınlarının yanı sıra bir de farklı bir politik yorumla ele alınması gereken "coğrafya"dır Türkiye'de söz konusu olan. Bu coğrafya, yüzyıllardır insanından doğasına, doğasından inancına katliamlara gebe olan Dersim'dir. Yaban hayatı ve bitki türü bakımından en zengin bölgelerin başında gelen Dersim coğrafyası, ekolojik yıkımla karşı karşıya bırakılırken,  üzerinde çoğu kaçak yapılan 5 büyük baraj ve HES bulunmaktadır. Yıllardır baraj ve HES'lere karşı açtığı davalarla hukuk mücadelesi yürüten Dersim,  şimdi yangınlarla mücadele ediyor. Meydana gelen orman yangınlarına "güvenlik" gerekçesiyle müdahale edilmediği gibi, yangınları söndürmek isteyen halkı da hedef haline getiren söylemler üretiliyor, politikalar izleniyor.
 
Dersim'i yok etme girişimi
 
Devlet, bölgenin kültürel mirası, kültürel gelenekleri ve inançsal yapısını göz ardı ederek ya kutsal bilinen suların önüne baraj yapıyor ya da ormanlarını yakıyor.  Gençler arasında yaygınlaşan madde bağımlılığını bilinçli olarak görmezden gelerek yaygınlaşmasına göz yumuyor. Anayasal tüm hukuk kurallarını ihlal ederek Dersim'i yok etme girişimini sürdürüyor.
 
Dersim'in Hozat ilçesindeki Aliboğazı'nın Değirmendere, Zoğar, Zenge, Koçeri, Bozan, Koskozulca ve Dündül bölgelerinde bir hafta önce başlayan yangında yüzlerce hektarlık orman kül oldu. Devlet her yıl operasyonu gerekçe göstererek Dersim'de sistematik olarak orman yakmaya devam ediyor.
 
'Fotoğraflar ilimize ait değildir' açıklaması
 
Çıkan yangın karşısında önlem alması gereken, kamuoyunun kaygılarına karşı adım atması gereken Vali ise, "Bahsi geçen haberlerde kullanılan fotoğraflar ilimize ait değildir"  açıklaması yapabiliyor. "Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz" şeklindeki açıklamaları,  gerçeğin nasıl çarpıtıldığını gözler önüne seriyor.
 
Yok edilen binlerce canlının yaşamıdır
 
Dersim'de her yıl bilinçli olarak yakılan ormanlarla birlikte yok edilen binlerce canlının yaşamıdır. Devletin her yıl ormanları yakmasının ardında hak ihlalleri, binlerce canlının yaşamına bilinçli bir tecavüz, bin yıldır yok edemediği coğrafyayı yok etme girişimi yatıyor.
 
Bu yüzden devlet, elini kolunu bağlamış, bin yıldır katlini vacip gördüğü toprakları seyre koyuluyor. İşte bu nedenle Dersim'deki orman yangınları politiktir.