Hamide Yiğit: Suriye'deki krize karşı en iyi politikayı Kürtler geliştirdi

  • 09:03 30 Kasım 2018
  • Güncel
DİYARBAKIR - Kapitalistlerin "hegemonya krizini" aşmak için yüzünü Ortadoğu'ya özelde de Suriye'ye döndüğünü belirten Ortadoğu uzmanı yazar Hamide Yiğit, bu kriz karşısında en iyi politikayı Kürtlerin geliştirdiğini söyledi. 
 
Ortadoğu ve özelde Suriye'de son beş yıldır yaşanan savaşı kapitalist sistemin 1970'lerden bu yana içine girdiği sistem krizi olarak tanımlayan Ortadoğu uzmanı yazar Hamide Yiğit, bugün gelinen aşamada kapitalizmin Suriye'de yenilgiye uğradığının altını çizdi. Hamide, kazananın Kürtler ve direnen halklar olduğunu söyledi.
 
'Hegemonya krizini aşmak için Ortadoğu'ya yüzünü döndü'
 
Kapitalist sistemin vazgeçilmez dönemeçleri olduğunu söyleyen Hamide, "Kapitalizm kendi yarattığı çıkmaza halkların öfkesini çekmemek için başka alternatifler de yarattı. Tahrip edilmiş olan bu toplumsal dokunun arayış içinde olduğu bir süreçte din mekanizması devreye sokuldu. İktidarlar kendi varlıklarını sürdürmek için daha dinci, gerici politikalar uygulamaya başladılar. Dolayısıyla kapitalizm içerisinde nefes alamaz duruma gelen halkların yöneleceği başka bir kapıyı yine kapitalist sistemin kendisi açtı. Bu da radikal İslam oldu" diye belirtti. 
 
Kapitalist sistem içerisinde iki kutuplu bir hegemonya krizi olduğuna dikkat çeken Hamide, "Bugün geldiğimiz noktada kapitalizm en derin krizini yaşıyor. Bir tarafını Çin ve Rusya'nın, bir tarafını NATO'nun başını çektiği iki küresel güç arasında bir hegemonya krizi yaşanıyor. Bu hegemonya krizini aşmanın bir yolu olarak kapitalistler Ortadoğu'ya yüzünü döndü" diye ifade etti. 
 
'Tekfirci kuşatmaya karşı halklar varlık mücadelesi veriyor'
 
Ortadoğu'nun yapısal sorunlarından söz eden Hamide, bu sorunlardan birinin de "tekfir" anlayışının gelişmesi olduğunu söyledi. Bu anlayışın temel sorun haline geldiğini belirten Hamide şöyle devam etti: "Ortadoğu'nun kuşatma altında olmasından kaynaklı olsa gerek gittikçe sertleşen rejimler söz konusu. Bütün Ortadoğu coğrafyasında bir rejimler sorunu var, ama özelinde şuanda savaşın şekillendiği Suriye açısından konuyu ele alırsak, Suriye ve etrafındaki sorunlar yumağı, Kürt sorunu, Filistin sorununun üstüne bir sorun daha eklendi. Şimdi bir de halklar tekfirci kuşatmaya karşı varlık mücadelesi veriyor. Bu üç sorunu harmanlarsak eğer Filistin davası ile Kürtlerin kimlik mücadelesi, bunlarla birlikte bu coğrafyadaki halkların gösterdiği direnişten doğan tekfirci kuşatmaya karşı var olma mücadelesi. Hepsi bu coğrafyadaki yeni dinamiklerdir. Bu dinamikler önümüzdeki süreci belirleyendir." 
 
'Suriye'de en iyi politikayı Kürtler geliştirdi'
 
Suriye'de yaşanan kriz içerisinde en iyi politikayı Kürtlerin geliştirdiğinin altını çizen Hamide, "Kürt özgürlük hareketi bu krizin başından itibaren şöyle bir pozisyondaydı; Bir emperyalist müdahale olabilir. Buna ek bir de rejim krizi var. Dolayısıyla ne yanında ne karşısında gibi bir pozisyondaydı. Kürt özgürlük hareketinin çok daha geniş kesimler tarafından görünür hale gelmesini sağlayan aslında başındaki bu pozisyonuydu ve Kürt özgürlük hareketi bu pozisyonu üzerinden önemli bir şey inşa etti. Kendi yaşamını korumaya dönük halk savunma birliklerini yani silahlı gücünü oluşturdu" ifadelerini kullandı.
 
'Kurguları hayata geçirecekleri coğrafya değil' 
 
Savaşın kazananının Kürtler olduğunu söyleyen Hamide, burada en kazançlı çıkacak kesimin Kürt özgürlük hareketi olduğunu belirtti. Hamide, “Halk savunma birlikleri, arkasından kadınların görünür mücadelesi, ellerine silah alan Kürt, Suriye, Arap, Dürzi kadınları başka bir şeye dönüştürdü burayı. Artık Ortadoğu'nun emperyalistlerin masa başında kurgularını kurup da gelip yeniden kendi elleriyle şekillendirdiği bir coğrafya olmadığını gösterdiler" dedi.
 
'Rojava antidemokratik yapılara karşı bir modeldir'
 
Rojava'da hayata geçirilen sistemin tüm Ortadoğu halklarına model oluşturduğunu hatırlatan Hamide, "Rojava devrimi neye alternatiftir dediğimizde Ortadoğu'da kronikleşmiş antidemokratik yapılara karşı bir modeldir. Emperyalistlere karşı bir duruş yönünden incelediğimizde, Rojava'yı kapitalizme karşı alternatif değil fakat antidemokratik yapılara karşı bir model olarak görüyorum. Örneğin isterdim ki Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ABD' den ihraç edilen özgürlükleri değil, Rojava'da ki bu demokratik modeli esas alsın" diye belirtti. 
 
'Kendi pişirdiğin zehirli çorbayı hadi buyur iç'
 
Suriye'ye gelen cihatçı grupları destekleyen Avrupa ülkelerinin şuanda cihatçılarla ilgili sorun yaşadığına değinen Hamide son olarak şunları söyledi: "Halklar şuan birlikte hareket etme çabasına girmiştir. Suriye'de ki kadın, Rojava'daki kadın, Dürzi kadın, oradaki Hıristiyan rahibeler eline silah aldı ve bugün topyekûn kadının başını çektiği bir halk direnişi var. Ortak direnişten doğan, ortak iradenin inşa edeceği yeni bir Suriye var. Bu yeni Suriye bütün Ortadoğu'ya model olacağı gibi Avrupa'ya da model olacak diye düşünüyorum. Ortadoğu'yu talan etmek üzere bütün cihatçılara yol verenlerin şuan da cihatçılarıyla başı belada. O bela Avrupa' da ırkçılığın yükselmesine neden oldu. Şimdi kendi pişirdiği zehirli çorbayı hadi buyurup içsinler" dedi.