'Türkiye'deki eğitim sistemi çocuk istismarının önünü açtı'

  • 09:11 23 Kasım 2018
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Eğitim sisteminin çocuk istismarının önünü açtığını söyleyen Veli-Der'li anneler, Türkiye'nin Evrensel Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin üç maddesine koyduğu çekince ile çocukların hak kaybına neden olduğunu söyledi. 
 
Sürekli değişen eğitim sisteminin giderek evrensel çocuk hakları ilkelerinden uzaklaşarak hak kayıplarına neden olduğunu söyleyen Veli-Der'li Anneler, öğrenci ve velilere örgütlenme çağrısında bulundu. Türkiye'nin 20 yıldır Evrensel Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin üç maddesine koyduğu çekinceyi kaldırmayarak çocuk hak ihlallerine devam ettiğini belirten Öğrenci ve Veli Derneği'nden (Veli-Der) veliler sokağa terk edilmiş çocukların ise Türkiye'nin ayıbı olduğunu söyledi.
 
'4+4+4 çocuk istismarı demek'
 
Eğitim sistemindeki değişikliklerin en çok kız çocuklarını etkilediğini söyleyen velilerden Zehra Balca, getirilen 4+4+4 sisteminin çocuk istismarının boyutlarından biri olan "çocuk işçiliği" ve "çocuk yaşta evlendirilmelerin" önünü açtığını söyledi. Mevcut eğitim sisteminin çocuk hakları evrensel beyannamesine tamamen aykırı olduğunu kaydeden Zehra, "Bu kadar çok çocuğun işçilik ve evlendirilmeden dolayı eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığı bir Türkiye'de yaşıyoruz. Her ilde her bölgede güvenli eğitim alamayan çocuğun olması hak kaybının göstergesidir. Eğitim eşitsizliği var ve bütün bunlar bir devlet politikası olarak karşımıza çıkıyor. Çocuklar her 3 yılda bir değiştirilen bir sisteme tabi oluyor ve her değişiklik de beraberinde sıkıntılara neden oluyor. Eskiden hiç olmazsa ortaokul bitirme garantisi varken liseye gitme şansları varken 4+4+4 sistemi ile bu da ortadan kalktı" sözlerini kullandı. 
 
'Sistem eğitimi kendi ihtiyacına göre şekillendiriyor'
 
Çocukların okula devam edip edemediği, hangi koşullarda devam ettiği gibi konuların devletin hiçbir zaman gündeminde olmadığını belirten Serpil Tağmaz ise, sistemin kendini devam ettirmek için eğitimsiz insana ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Devlet erkanının "okuyan insan bize zarar" dediğini anımsatan Serpil, "Buradan yola çıkan bir devlet politikası var. Kendilerine göre bir profil oluşturmak istiyorlar. Bugüne kadar 12 Eylül'den beri çok denendi, ama bu ülkeye sahip çıkan insanlar her zaman olmuştu" ifadelerini kulandı.   
 
'Türkiye'nin çekince koyduğu maddeler hak kayıplarına zemin hazırlıyor'
 
Türkiye'nin Çocuk Hakları Sözleşmesi'ndeki 17, 29 ve 30'uncu maddelere koyduğu çekincenin 20 yıldan beri devam etmesinin çocuk haklarının ihlalini onaylamak anlamına geldiğinin altını çizen Serpil, "Çocukların ırk, dil, din konusunda özgür olması ve kendi kültürünü yaşayabilme şansı olduğunu biliyoruz. Ama bu çocuklar 'tek din, tek dil ve tek ırk' üzerinden eğitilmiş oluyor. Bu taleplere çekinceleri var. Onların bulunduğu yeri izah ediyor. Her çocuğun rengi ne olursa olsun eğitim hakkı vardır, anne babası sağlayamıyorsa bunun için ne gerekiyorsa yapılmalı, koruma altına alınmalıdır. Sokakta yaşayan, sokağa mecbur bırakılmış çocuklar var. Bu kadar lüks yaşayan bir devletin sokakta çocuklarının olması da onların ayıbıdır" dedi.