Leyla Güven: Siyasi güç ne zaman isterse ben o zaman tahliye olacağım

  • 11:58 7 Kasım 2018
  • Güncel

 

DİYARBAKIR- Süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdiğini duyuran ve savunması sırasında mahkeme heyeti tarafından 2 kez sözü kesilen HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven'in avukatlarının tahliye talebi "kaçamaklı ikrar" gerekçesi ile reddedildi. Duruşma 26 Aralık'a ertelendi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, tutuklu yargılandığı davanın duruşmasına kelepçe takmayı kabul etmediği için getirilmedi.  Leyla, Diyarbakır Adliyesi 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3'üncü duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılarak süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladığını duyurdu. Duruşmayı kızı Sabiha Temizkan, HDP'li vekiller, DBP ve DTK'li yönetici ve üyeleri de takip etti. 
 
Leyla'nın sözü kesildi
 
Mahkeme heyetinin yöneltilen suçlamaları okuması ile başlayan duruşmada ifade veren Leyla, öncelikle cezaevinde yapılan kelepçeli dayatmayı değerlendirerek, "Böyle bir hakkı olmadığı halde askerin ısrarlı kelepçe dayatmasını anlamış değilim. Halkın iradesine kelepçe vurmak kimsenin haddi değildir" dedi. Efrîn ile ilgili yaptığı değerlendirme ve saldırıları kınamasına dair açılan soruşturmaya ilişkin konuşan Leyla, "O gün de kabul etmiyor ve doğru bulmuyordum bugün de bulmuyorum, yarın da bulmayacağım. İsrail'in Filistin'i işgal etmesini doğru bulmuyorum. Efrîn Kürt halkının topraklarıdır ve Türkiye'nin oraya saldırması işgaldir. Bugün beni tahliye etseniz bile ben bunları söylemeye ve savunmaya devam edeceğim" dedi. 
 
Leyla, bu konuşmayı yaptığı esnada mahkeme başkanı tarafından sözü kesildi. Mahkeme başkanı Leyla'ya; "Yalnızca kendinle ilgili konuş, siyasi savunma yapma" diyerek savunmasına müdahalede bulundu. 
 
'Kürtlere düşman hukuku işliyor'
 
Bu duruma da tepki gösteren Leyla, "Ben halkın iradesi olarak karşınızdayım ve bir siyasetçiyim. Bir daha mahkemelerinizde ifade vermeyi düşünmüyorum, bugün sizlerle son karşılaşmamız da olabilir. Düşündüğüm her şeyi bugün burada belirteceğim. Burada siyasi düşüncelerimden dolayı yargılanıyorum ve ifadem de siyasi olacaktır" diye belirtti. Leyla, vekil seçildikten sonra tahliye edilişine ve tahliyesine itiraz edilişine de değinerek, "Henüz dışarı dahi çıkmadan yeniden tutuklandım. SEGBİS ile duruşmaya katıldım ve yeniden tutuklanma kararım okundu. Tutuklu olan birine tutuklandığı söylendi. Çok iyi biliyoruz ki bu da siyasi bir karardı. Enis Berberoğlu hükümlü olması halinde bırakılırken ben tutukluyum ve tahliye edilmiyorum. Şuradan şu sonuca varmak çok kolay. Devlet her zaman Kürtlere düşman hukuku işletmiştir. Siyasi güç ne zaman isterse ben o zaman tahliye olacağım" şeklinde konuştu.  
 
'Sayın Öcalan'ın paradigmasından etkilenerek siyasete başladım'
 
Daha önce de 5 yıl cezaevinde kaldığını hatırlatan Leyla, "Gerekirse 100 yıl daha kalırım, cezaevinde olmaktan kaçmıyoruz. Benim için cezaevinde olmak dünyanın sonu değildir" sözlerinin altını çizdi. Demokratik siyasete inandığını ve bunun için her yerde mücadelesini yürüttüğünü, yürütmeye de devam edeceğini vurgulayan Leyla, daha önce cesurca kararlar alabilen yargıçların olduğunu ama artık onlardan hiç kalmadığını belirtti. Siyasete PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kadın paradigmasından etkilenerek başladığını söyleyen Leyla, "Her yerde bu paradigmaları esas alarak, hem kendime hem de halkıma güç vermeye çalıştım" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı Leyla'nın sözünü ikinci kez keserek "Burada terörist başının propagandasını yapmayın, kendinize ilişkin konuşun. Terör örgütünün başına burada güzelleme yapmayın" dedi. 
 
'Gerekirse ölüm orucuna dönüştüreceğim'
 
Leyla, sözünün ikinci kez kesilmesine "Bu şekilde konuşamazsınız, terörist başı dediğiniz kişiyle bu ülkenin Cumhurbaşkanı müzakere masasına oturdu. Bunları söyleyemezsiniz tabi, söylerseniz o koltukta oturamazsınız" sözleri ile tepki gösterdi. Bunun ardından Leyla, Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecride ve buna karşı başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevine de dikkat çekerek, "Bu tecrit sadece bir kişiye değil bir halka uygulanıyor. Bende bu halkın bir parçası olarak bu eylemi başlatıyorum. Siyasette, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kadının siyasette yer alma paradigmasından yola çıkarak aktif olarak yer aldım. Tecrit bir insanlık suçudur. Yargı hukuksuz kararlarına son verene kadar ve tecrit kaldırılana kadar eylemime devam edeceğim. Gerekirse eylemimi ölüm orucuna da dönüştüreceğim" şeklinde konuştu. 
 
'Yasa ihlali yapılıyor'
 
Daha sonra avukatı Reyhan Yalçındağ, kelepçe dayatmasına dikkat çekerek, tutanaklara geçirilmesini istedi. Leyla'nın tutukluluğunun anayasa ihlali olduğuna dikkat çeken Reyhan, dokunulmazlığı kalkmadığı sürece yargılanmaması gerektiğini hatırlattı. Leyla'nın hem tanınan bir kadın siyasetçi olduğunu hem de yasama dokunulmazlığı olduğunu belirten Reyhan, "Müvekkilimizin adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor. Siyasetçiler açısından düşünceyi ifade özgürlüğü daha geniş ele alınmaktadır ve bu haliyle uluslararası sözleşmeler de ihlal ediliyor. Basın açıklaması yapmak, eleştirmek suç değildir. Bunları kendi anayasa maddelerinizde de görebilirsiniz. Tutukluluk halinin devamı olursa aynı zamanda yasallık ilkesi de ihlal edilmiş olacaktır. Müvekkilimizin tahliyesini istiyoruz" sözlerine yer verdi. 
 
Duruşma 26 Aralık'a ertelendi
 
Avukatın savunma yapmasının ardından mahkeme heyeti karar için duruşmaya ara verdi. Yaklaşık yarım saat süren aranın ardından mahkeme heyeti Leyla hakkında, "kuvvetli suç şüphesi" bulunduğu, savunmasında "kaçamaklı ikrar" yaptığı ve "adli kontrolün bu aşamada yeterli olmayacağı" gerekçeleri ile tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 26 Aralık tarihine ertelendi. 
 
'Yüzlerce Leyla Güven var'
 
Duruşmayı takip etmek üzere adliyede bulunan siyasetçiler ve Leyla ailesi ile avukatları, duruşmanın bitmesinin ardından verilen karara ilişkin adliye binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan HDP Milletvekili ve DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Leyla'nın arkasında olduklarını belirterek, "Sabah kelepçeyi kabul etmeyerek bir Kürt siyasetçi iradesinin örneğini göstermiştir. Ona oy veren, uğruna mücadele ettiği halkının iradesine kelepçe vurulmasını kabul etmemiştir ve Kürt halkını temsil etmiştir. Biz de onu bu duruşundan dolayı selamlıyoruz. Ne yaparsanız yapın bugün yüzlerce Leyla Güven var. Bu hukuksuz kararlar ve tavırlarla önlerini kapatamayacak ve durduramayacaksınız. Takipçisi olmaya devam edeceğiz" diyerek mahkemenin verdiği karara tepki gösterdi.