Disiplin cezaları ile infazlar yakılıyor: Acil çözüm bulunmalı

  • 09:02 6 Kasım 2018
  • Güncel

 

Dilan Babat 
 
ANKARA - Son dönemlerde özellikle sudan gerekçelerle verilen disiplin cezalarıyla tutsakların infazlarının yakıldığını belirten İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, “Bütün cezaevlerinde sudan sebeplerle infazlar yakılıyor. Bunun yanı sıra sürgün, temiz suya erişim ve süngerli oda gibi birçok sorun yoğun bir şekilde devam ediyor. Raporlara rağmen çözüm üretilmiyor” diyerek cezaevleri ile ilgili acil çözüm çağrısı yaptı. 
 
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri her gün yeni bir uygulamayla devam ediyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) yayınladığı 3 aylık raporda, koğuşlarda kapasite fazlalığından kaynaklı hijyen ve sağlık sorunlarının devam ettiği belirtildi. Düzce, Bayburt, Kırıkkale ve Sincan cezaevlerinde suya kota uygulamasının devam ettiği, bir işkence türü olan süngerli odanın yeniden gündeme geldiği vurgulandı.  Aynı raporda, özellikle kadın tutsakların koğuşlara yapılan baskın sonucu eşyalarına el konulduğu ve disiplin cezaları nedeniyle infazların yakıldığı aktarıldı. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu(MYK) Üyesi Nuray Çevirmen, cezaevlerinde son dönemlerde yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
Kayseri Cezaevi’ne yoğun sürgün var!
 
Son zamanlarda sürgünlerin arttığını belirten Nuray, “Yeni açılan cezaevlerinde yine mahpuslar kendi istekleri dışında başka cezaevlerine sürgün ediliyor. Bir gün bir yerde olan mahpus, haberi dahi olmadan birkaç gün içerisinde başka bir cezaevine sürgün edilebiliyor. Kayseri Cezaevi’ne yoğun bir şekilde kadın mahpusların sürgünleri devam ediyor. Ayrıca Van Cezaevi’nden de yoğun sürgünler devam ediyor” dedi. 
 
‘Disiplin cezaları ile infazlar yakılıyor’
 
Sudan gerekçelerle tutsakların infazlarının yakıldığını ifade eden Nuray, “Bütün cezaevlerinde sudan sebeplerle infazlar oluyor, hücre cezaları veriliyor. İnfazların yakılmasına ilişkin hücre cezaları verilmeye başlandı.  Düzce T Tipi Cezaevi’nde süngerli odalara götürme, işkence uygulamaları devam ediyor. Küçük sorunların yaşanmasıyla beraber Sincan Cezaevi’nde yine disiplin soruşturmaları açılmaya başladı. Bunlarla ilgili cezalar veriliyor. Kırıkkale Cezaevi’nde aynı şekilde uygulamalar devam ediyor. İnfazların yakılması ile ilgili de Bolu Cezaevi’nden bize ulaşan birçok sorun olduğunu biliyoruz” diye konuştu. 
 
‘Temiz suya erişim zorlaştı’
 
Hücre cezaları ve infazların yakılmasının yanı sıra temiz suya erişimin de zorlaştığını dile getiren Nuray, ciddi sağlık sorunlarının baş gösterdiğini söyledi. Özellikle kadın tutsaklarda birçok sağlık sorununun başladığını kaydeden Nuray, “Sincan Cezaevi’nde suya kota sorununun yıllardır devam ettiğini ve kirli suyun hastalıklara neden olduğunu belirtiyoruz.  Temiz suya erişimde sorun yaşıyorlar,  kota uygulaması olduğu için koğuşların girişlerine sayaç takılıyor,  belirli bir miktarda su veriliyor ama o suyu açtıkları andan itibaren çamurlu su akıyor. Bu yüzden suyun belirli bir miktarı akıtmaları gerekiyor buda kotanın bitmesine neden oluyor.  Diğer cezaevlerinde de yine temiz suya erişim problemleri yaşanıyor. Hijyen şartları ortadan kaldırılıyor buda var olan hastalıkların daha fazla ağırlaşmasına ve yeni hastalıkların çıkmasına neden oluyor” ifadelerini kullandı. 
 
‘Sorunlar artıyor, çözüm üretilmiyor’
 
Sorumluların bir an önce cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine çözüm bulması gerektiğinin altını çizen Nuray, var olan sıkıntıları şöyle özetledi: “35 cezaevinde haddinden fazla mahpus tutuluyor.  Bu kapasitenin üzerinden olmasından kaynaklı da sorunlar yaşanmaya başlıyor.  Siyasi mahpuslara yönelik ‘eşitlik’ ilkesini ortadan kaldıracak şekilde fazla hak ihlali söz konusu. İletişim hakları ile ilgili, sağlık hakları ile ilgili, dosyaların üzerinde suç gurupların yazılması ile ilgili, tek ring araçları ile ilgili bir çok sorun var. Tekli bir sorunda değil bu çoklu sorunun yarattığı durum hem ailelere hem de mahpusların adalete olan inançlarını da zedeliyor.  Bunun için tüm kurum ve kuruluşların, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasilerin bu konuyla birebir Adalet ve Sağlık Bakanlığı’nın acilen bir çözüm bulması gerekiyor.  Bizim yayınladığımız raporlara, verilen önergelere ve basın açıklamalarına rağmen bu konuyla ilgili çözüm üretilmiyor. Sorunlar artmaya devam ediyor.”