HDP'li Ruken Akça: Biz halkın partisiyiz, halktan talimat alırız

  • 09:01 4 Kasım 2018
  • Siyaset

 

DİYARBAKIR - Yaklaşan yerel seçimler öncesi partilerinin maruz bırakıldığı saldırılara dikkat çeken HDP'li yönetici Ruken Akça, "Biz halkın partisiyiz yalnızca halktan talimat alırız" diyerek eleştirilere cevap verdi. 
 
2014 yılında yapılan yerel seçimlerde Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) 102 belediye kazanarak, bölgede birinci parti olmayı başarmıştı. Belediye faaliyetleri boyunca birçok çalışmaya ve projeye imza atan belediyeler eşbaşkanlık sistemi ile yeni bir belediyecilik sistemini hayata geçirdi. 2016 yılında ise OHAL ilanının ardından neredeyse tüm DBP'li belediyelere kayyım atanarak, halkın iradesine el konuldu. 2019 yılında yapılacak yerel seçim hazırlıklarına başlayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl yöneticilerinden Ruken Akça, kayyım atanma sürecini değerlendirdi. 
 
'Dünyada benzeri olmayan bir sistem oturttuk'
 
Türkiye'de yerel yönetimin erkek zihniyetinin eliyle yönetildiğine dikkat çeken Ruken, ne kadın renginin ne de kadının aldığı kararların yönetime yansımadığına işaret etti. 2014'ten sonra DBP'nin yerel seçimlerde büyük farkla belediyeleri alması ile kadın renginin de yönetime yansımaya başladığını ifade eden Ruken, "Özellikle Sayın Öcalan'ın perspektifleri ile önemli çalışmalara imza atıldı. Eşbaşkanlık sistemi gibi dünyada benzeri olmayan bir yönetim sistemini oturttuk. Eskiden de belediyelerde kadınlar çalışma yürütüyorlardı fakat rengini yansıtamıyorlardı. Karar almakta etkin rol alan erkekler oluyordu. Eşbaşkanlık sisteminin ardından kadın politikalarına ilişkin, kadın katliamlarına karşı, kadın istihdamına yönelik belediyelerde çok sayıda projeye imza atıldı" diye belirtti. 
 
'Öz yönetim suç sayıldı, halkın kendini yönetmek istemesi suç değildir'
 
Resim atölyelerinden müzik kurslarına, modern danslardan yöresel oyunlara kadar çok sayıda alanda yalnızca kadınlara değil, gençlere ve çocuklara da eğitim verildiğini belirten Ruken, belediyelerin yaptığı tüm çalışmaların herkes tarafından ilgi gördüğünü ifade etti. Kadın elinin değdiği belediyelerde çok daha farklı ve özel çalışmalara imza atıldığını kaydeden Ruken, "Kadınlar yerelden yönetime dahil oldukları andan itibaren devletin tahtı sallanmaya başladı" diyerek öz yönetimlerin ardından belediye eşbaşkanlarının tutuklanmasına ve yerlerine kayyım atanmasına değindi. Kayyımların özellikle kadın iradesine atandığını söyleyen Ruken, öz yönetimin devlet tarafından illegal bir suçmuş gibi gösterilip kayyım atanmalarına bahane olarak gösterildiğini vurguladı.
 
'Eksiklerimiz de, hatalarımız da vardı'
 
"Öz yönetim halkın kendini yerelden yönetmesidir ve halkın kendini yönetme talebi suç olarak görülüyor. Biz halkın kendini yönetme hakkına sahip olduğunu savunuyoruz" diyen Ruken, bunu savunan onlarca belediye eşbaşkanının şuan cezaevlerinde olduğunu hatırlattı. Onlarca kadın kurumlarının, gençlik merkezlerinin kapatıldığını belirten Ruken, "Belediye bir çalışma yapmak için birilerinden izin veya talimat almıyor. Biz halkın partisiyiz ve biz yalnızca halkımızdan talimat alıyoruz. Belediye eşbaşkanlarımızın talimat aldığı gerekçesi ile yargılandığı bir süreç söz konusudur. Asıl amaç aslında Kürt halkının önünün açılmasını önlemek, yaşamını kısıtlamaktır. Bu saldırılar ve baskılar bunun içindi. Elbette eksiklerimiz de, hatalarımız da vardı. Eksiklerimizi görmezsek ileriye adım atamayız" sözlerine yer verdi. 
 
'Öncü kadın olduğu için kadın iradesine saldırıyorlar'
 
İnsanın ancak eksiklerini bilerek başarıya ulaşabileceğini söyleyen Ruken, "Bugünü tahmin etmemiştik, en büyük eksikliğimiz buydu. Bugünü düşünmediğimiz için yapmadığımız, eksik bıraktığımız çok çalışmalarımız oldu. Biz halkın isteğiyle adım atan belediyelerdik. Halkın talebi ne yöndeyse o yöne gidiyorduk. Bizi halk seçti, halk 'benim kendimi yönetmeye ihtiyacım var' diyerek devlete seçimlerde cevap verdi. Bunun öncülüğü de her zaman kadınlarda oldu. Aslında her sürecin öncüsü kadınken özellikle son 5 yılın mücadelesine, direnişine kadın öncü oldu ve bu yüzden bu saldırıları kadın iradesine yönelik gerçekleşen saldırılar olarak görüyoruz. Kürt halkının Kürdistan'da, Ortadoğu'da statü sahibi olmasını istemiyorlar. Kürtlerin yalnızca Ankara tarafından yönetilmesini istiyorlar" diye konuştu. 
 
'HDP'nin projesi değişir ama ideolojisi değişmez'
 
Ruken, yıllardır bölgede savaş politikalarının yürütüldüğünü dile getirerek, on binlerce Kürt gencinin, bölge toprakları üzerinde katledildiğine vurgu yaptı. Ruken, "Bu parti halkın partisidir, halkın iradesidir" diyerek halkın nerede ihtiyacı olursa orada olacaklarına, neye ihtiyaçları olursa onu yapacaklarına işaret etti. Yıllardır Kürt halkının mücadelesinin sürdüğünü dile getiren Ruken, "Kürt halkının evini aldılar, toprağını gasp ettiler, çocuklarını katlettiler ama umutlarını bitiremediler. Bu halk umudunu ve iradesini hiçbir zaman teslim etmedi. Bu yüzden biliyoruz bu seçimde de büyük başarı elde edeceğiz. Bu, biz siyasetçilerin değil, halkın başarısı olacaktır. Halk HDP'den yana umutlu. HDP'nin sürece göre projeleri değişebilir ama ideolojisi asla değişmedi, değişmeyecektir. HDP hala tüm halkların sesi ve seçimde de bunu yine ortaya koyacaktır" dedi.