Kapitalizme savaş açan köy: Rezidansta oturanlar ahırlarımızdan rahatsız

  • 09:04 28 Ekim 2018
  • Yaşam

 

DİYARBAKIR - Etraflarında mantar gibi türeyen çok katlı binalar, alış veriş mağazaları ve kafelere rağmen doğal köy yaşamında ısrar eden Karakoyu halkı, “Rezidanslarda oturanlar biz köylüleri beğenmiyorlar. Ahırların kendilerini rahatsız ettiğinden şikayetçiler. Bizler evvelden de bu köyde yaşardık, şimdi de yaşıyoruz. Köyde de yaşamaktan memnunuz. Asla ayrılmayacağız” diyor. 
 
Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesine bağlı Karakoyu mahallesinde yaşayan kadınlar, şehir merkezinde köy yaşamını sürdürmekte direniyor. Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesine bağlı bir köy iken etrafına yapılan çok katlı binalarla nüfusu birden artarak mahalle statüsüne dönüşen Karakoyu halkı, kapitalist sistemin tüm dayatmalarına rağmen komünal köy yaşamını terk etmemekte kararlı. İlçenin kalabalığı ve trafiğine aldırılmadan hayvancılığa devam edilen Karakoyu’nun büyük bir bölümü çok katlı binalar, kafeler, alışveriş mağazaları ve fırınlarla çevrili. 
 
Hazır gıdalara ihtiyaç duymayan köy halkı, ekmek ihtiyaçlarını tandırından, sebze ihtiyaçlarını ise bahçeden temin ediyor. Aşağı ve yukarı Karakoyu diye ikiye ayrılan mahallenin aşağı kısmında belediye hizmeti verilmezken, yukarı olan ve çok katlı binaların olduğu kısmında ise belediye hizmetleri aksatılmıyor. Tek bir çöp konteynırının dahi bulunmadığı aşağı Karakoyu’da birçok alan çöp biriktirme alanı olarak kullanılıyor. Bölge halkı, belediyenin kendilerini köyden çıkarmak için hizmet etmediğini belirtiyor. 
 
'Köy yaşamını şehre değişmem'
 
Köy yaşamının artık eskisi gibi olmadığını belirten Şemsiye Akkoyun, bunun nedeninin ise etraflarında mantar gibi türeyen çok katlı binalar olduğunu dile getiriyor. Şemsiye, "Köy ortamı dışında başka bir yerde yaşayamam. Eskiden köylerimiz çok güzeldi şimdi ise dört bir yanımız betonlarla çevrili. Daha önce köy iken bizi ilçeye bağlı bir mahalle yaptılar. Ama ne var ki mahallenin bir bölümü hala köy, bir bölümü ise mahalle özelliği taşıyor. Bu ne görüntü olarak ne de anlayış olarak güzel bir durum değil" diye belirtiyor. 
 
'Köyde yaşamaya devam edeceğim'
 
Köy yaşamında direten bir diğer kadın ise Remziye Akkoyun. Köy yaşamından vazgeçmeyeceğini vurgulayan Remziye, “50 yıldır bu köyde yaşıyoruz. Ben köyümü seviyorum ve köyde yaşamaya devam edeceğim" ifadelerini kullanıyor.
 
‘Ne olursa olsan ayrılmayacağız’
 
Aşağı Karakoyu'nun da betonlaştırılmaya çalışıldığını aktaran Fatma Kaya, tüm zorluklara ve dayatmalara karşı köyde kalmaya devam edeceklerini, şehir merkezinin kendileri için zor olacağını söylüyor. Fatma, "Bizler hayvancılık dışında başka bir meslek bilmeyiz. Şehre gidince iş bulamayız. Bizler köyümüzde bildiğimiz ve sevdiğimiz işi yapmak istiyoruz. O yüzden köyümüzden ne olursa olsun ayrılmayacağız" diyor. 
 
‘Rezidansta oturanlar ahırlarımızdan rahatsız’
 
Karakoyu'nun çok eski bir tarihinin olduğunu dile getiren Ayşe Demir de, şöyle anlatıyor: "Buralar daha önce köydü. Yanı başımıza rezidans inşa ettiler. Rezidanslarda oturanlar ise biz köylüleri beğenmiyorlar. Köyün ahırlarının kendilerini rahatsız ettiğinden şikayetçiler. Bizler evvelden de bu köyde yaşardık, şimdi de yaşıyoruz. Köyde de yaşamaktan memnunuz."