Operasyonlara tepki: ‘Gizli tanık’ Tayyip Erdoğan’dan başkası değil

  • 09:03 15 Ekim 2018
  • Siyaset

 

İZMİR - Siyasi soykırım operasyonlarının gerekçelendirildiği “gizli tanık”ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu söyleyen HDP’li siyasetçi Gülay Gün Bilici, “Gizli tanık, tekçi iktidarda Tayyip Erdoğan’dan başka kimse değildir. Bir kişinin ağzından çıkan emirlerle gizli tanık ifadesi hazırlanıyor. Hiçbirinin ifadesi net olmadığı gibi bu kişiler de ortaya çıkarılmıyor” diye belirtti. 
 
Son bir hafta aralarında gazeteci, siyasetçi, avukat ve kadın aktivistlere yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara toplumun farklı kesimlerinden tepki gösterilirken, operasyonlar yerel seçimler öncesi muhalefeti susturmaya yönelik olarak yorumlandı. “Gizli tanık” ve “ihbar” gerekçeleriyle yapılan operasyonları değerlendiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi üyesi Gülay Gün Bilici, Türkiye’nin hukuk devleti olmaktan uzaklaştığını söyledi. 
 
Türkiye’de faşizmin kurumsallaştığını kaydeden Gülay, gerçek anlamda muhalif olanların ise HDP, sol sosyalist çevreler ve özgür basın olduğunu dile getirdi. Tek sesliliğin karşısında durarak gerçekleri kamuoyu ile paylaşanların ötekileştirildiğini dile getiren Gülay, susturmak içinde her türlü kirli politikaların uygulandığını söyledi. Gülay, “Bu ülkede farklılıkların bir arada yaşaması gerektiğini ve bir ülkenin halklarına eşit muamele edilmesi gerektiğini savunduğumuz için bizi tehdit olarak görecekler. Ama mücadelemizi durduramayacaklardır. En son yapılan operasyonda kadınların gözaltına alınması, kadın özgürlükçü düşüncenin çok haklı bir yerde olduğunun göstergesi” diye konuştu. 
 
‘Gizli tanık Tayyip Erdoğan’ın kendisi’
 
Rahip Brunson davasında “gizli tanık” ifadesinin geri çekilerek tahliye edilmesinin sağlandığını yine son bir haftada 141 kişinin “gizli tanık” ifadeleriyle gözaltına alındığını hatırlatan Gülay, “Gizli tanık, tekçi iktidarda Tayyip Erdoğan’dan başka kimse değildir. Bir kişinin ağzından çıkan emirlerle gizli tanık ifadesi hazırlanıyor. Hiçbirinin ifadesi net olmadığı gibi bu kişiler de ortaya çıkarılmıyor. Tutuklamalarda da Rahip Andrew Brunson’da da aynı şey geçerlidir. ‘FETÖ’cü yapıldı her türlü suçlamaya dahil edildi. Ama sonra bu noktaya gelindi. Hukuk devleti deniyor ama hukukun bir kişinin ağzında olduğunu gördük. Aynı şey Kürdistan bölgesinde tutuklanan arkadaşlar için de geçerli eşbaşkanlarımız için de geçerli” dedi. 
 
‘Susulduğu sürece sıra onlara da gelecek’
 
Muhalefet olarak “tekçi rejim”in önünde sadece HDP’nin doğru bir duruş sergileyebildiğini söyleyen Gülay, ılımlı yaklaşan muhalefetin de bir gün benzer durumlarla karşı karşıya kalacağını dile getirdi. Doğruların halkla paylaşılmamasından dolayı biat kültürünün oluştuğunu kaydeden Gülay, “Susulduğu sürece sıra onlara da gelecek” diye ekledi.  
 
‘Muhalif basın her zaman olacak’ 
 
Özgür basın çalışanlarına yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalara da değinen Gülay, şöyle dedi: “Farklı bir bakış açısıyla o coğrafyada doğruları bize ileten basın mensuplarıydı. Yandaş değillerdi. Basın farklı olanı söylediği andan itibaren tehdit unsuru olarak görülüyor. Basın ayağını susturduğun sürece AA’daki gibi güllük gülistanlık gösterebilirsin. Bu ülkede muhalif basın her zaman var olacaktır. Her zaman gerçekleri yazmaya devam edecektir.”