Bu umudu bitiremeyecekler: Onların isimlerini doğan çocuklarımıza verdik

  • 09:54 10 Ekim 2018
  • Güncel

 

İSTANBUL - Ankara Gar Katliamı'nda yaşamını yitiren Erol Ekici'nin arkadaşı Münevver Berk, katliamın gerçek sorumlusunun iktidar olduğunu belirterek, "Anmalara bile tahammül edemeyen zihniyet katliamdan sorumlu değil mi? 103 canımızı kaybettik ama isimlerini doğan çocuklara verdik. Ne bu umudu ne de güzel insanları bitiremeyecekler" dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve daha birçok sivil toplum örgütünün çağrısıyla 10 Ekim 2015 tarihinde yapılması planlanan "Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi" öncesi DAİŞ'in Ankara Tren Garı'nda düzenlediği bombalı saldırıda 103 kişi yaşamını yitirmiş, 500'ün üzerinde kişi de yaralanmıştı. Yaşamını yitirenlerden Erol Ekici'nin arkadaşı Münevver Berk, katliamın 3'üncü yılında yaşanılanları anlattı.
 
9 Ekim 2015 gecesi İstanbul'dan “Barışı alıp getireceğiz ve herkes barış içinde yaşayacak” duygularıyla yola çıktıklarını anlatan Münevver, yıllardır birbirini görmeyen insanların coşkulu anlarıyla alana girdiklerini söyledi. Kalabalığı görünce, “Barış isteyen insan sayısı çok fazla, başaracağız” diye düşündüklerini aktaran Münevver, “Henüz alana girmeden hiçbir polis engeli ve baskıyla karşılaşmadık. Bu durumu izinli bir eylem olmasına yorsak da katliamdan sonra bu durumla da yüzleşmiş olduk" diye belirtti.
 
'O gün insanlığı ve barışı kaybetmiştik'
 
Münevver ilk anda patlama olduğunu anlamadığını ifade ederek, yaşanılanları şöyle aktardı: "O gün oraya giden ve gidemeyen insanların hayatlarında öncesi ve sonrası olmak üzere gedik açıldı. Herkesin yanındaki insanın yaşayıp yaşamadığını öğrenme telaşına girdiği bir gündü. Kalanlar olarak hiçbir zaman kaldığımıza sevinmediğimiz, tam tersine daha fazla ağırlığın yüklendiği bir gündü. Kayıpların acısından ziyade biz o gün insanlığı ve barışı kaybetmiştik."
 
'Toplumsal muhalefet tarafından yalnızlaştırıldık'
 
"O gün ben sadece erkek arkadaşımı kaybetmedim. Bir sürü yoldaşımı da kaybettim" diyen Münevver, patlamadan sonra ilk 6 ay eve kapandığını ve psikoterapi desteği aldığını söyledi. Dava sürecinde aileler olarak dernek kurduklarını ve bir arada olduklarını ifade eden Münevver, "Ne yazık ki aileler olarak toplumsal muhalefet tarafından biraz yalnızlaştırdık. Aileler canını kaybettiği için oradaydı ama olması gereken bu değildi. Biz madem hep birlikte bir şeyler istedik o zaman hep birlikte bu istediğimiz şeye sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü o gün kaybettiğimiz insanlar bize böyle bir sorumluluk bıraktı” diye devam etti. 
 
'Katillerin önüne set örüldü'
 
Mahkemelerde maruz kaldıklarına da vurgu yapan Münevver, "Düşünebiliyor musunuz sizin canınızı katledenler karşınızda oturuyor ki bunlar sadece en basit parçaları, tetikçiler. Bununla yüzleşiyorsunuz. Aynı şekilde davanın sonuca ulaşabilmesi için mücadele veriyorsunuz. Katillerin önlerine güvenlik setleri örüldü. Bize karşı onları korumak için. Bu bile yargının bu davaya bakış açısını sergilemeye yeterli bir manzara. Evladını yitirmiş anneler, babalarını yitirmiş küçücük çocuklar o duruşma salonlarına geliyordu. Biz böyle bir zorlu sürece birbirimize sarılarak dayanmaya çalışıyorduk. Çünkü en iyi biz birbirimizi anlıyorduk. Gözden akan iki damla yaşın ne anlama geldiğini en iyi biz biliyorduk. Ekonomik zorluk yaşayan çoğu aile vardı. Mahkemeye gelecek koşulları yoktu ama aileler bütün imkanlarını zorlayarak oraya her seferinde geldiler. Biz bu davanın bu şekilde sonuçlandırılmak istendiğini ve sonuçlandırılacağını biliyorduk. Mahkemeler bizim istediğimiz gibi sonuçlanmadı. Tutuklanmayan bir sürü tetikçi ve idari sorumlu var. Mahkemelere yön veren gerçek sorumlu Cumhurbaşkanı var. Emniyet müdüründen valisine hepsi sorumlu" dedi. 
 
‘Barışı katletmiş olabilirler ama umudumuzu katledemediler’ 
 
"Zamanla yaralar kabuk bağlar denir ya, bu yara o kadar büyük bir yara ki kabuk bağlar mı bilmiyorum" diyen Münevver şunları dile getirdi: "Biz birileri istedi diye bu hayattan elimizi eteğimizi çekmeyeceğiz. O güzel 103 insanın bize bıraktığı mirası avuçlarımızda yaşatmaya devam edeceğiz. Her ay 10 Ekim günü bir anma yapıyorlar. O anmalara bile tahammül edemeyen bir zihniyet bu katliamdan sorumlu değil mi? Geçen yıl anma için gittiğimizde bizi gaz bombalarıyla, kalkanlarla sürükleyerek binanın içerisine tıkıp binanın içerisinde de gazlamaya devam eden bir iktidarla karşı karşıyayız.  Adeta 'Biz sizi öldürdük ama ölmeyenlerinizi de yok etmeye devam edeceğiz' mesajı veriliyor. O gün barışı katletmiş olabilirler ama bizim umudumuzu katledemediler. 103 canımızı kaybettik ama onları kaybettikten sonra doğan ve onların isimleri verilen çocuklarımız var. Onlar yeniden doğuyor ve doğmaya devam edecek. Ne bu umudu ne de güzel insanları bitiremeyecekler. Mutlaka bir gün kazanacağız” diye konuştu.