Avluda 13 can, 13 özgür ruhlu kadın

  • 09:07 13 Haziran 2018
  • Kadının Kaleminden

 

"Bitmez tükenmez soruları ve filozofça söylemleriyle kocaman bir dünyaya pencere açan Nudem, küçük bedeninde taşıdığı koca yüreğiyle tüm seçim çalışmalarını omuzlamış durumda. Dışarıda güzel günleri karşılamak için mücadele eden, çalışan binlerin olduğunu biliyoruz. Zindanlarda da güzel günleri karşılamak için çarpan binlerce yüreğin olduğunu unutmayalım…"
 
Şerife Oruç
 
Avluda 13 can, 13 özgür ruhlu kadın ve 2 umut ışığı ile neşe kaynağımız, koca yürekli çocuklarımızla beraber yemek yiyoruz. Yemekten sonra neşeli sohbetlerimizle çaylarımızı yudumlarken birden mazgal açılıyor ve gazeteler elimize veriliyor. Kapatılmalarla, kayyumlarla, tutuklamalarla karşı karşıya kalan gazetemiz Özgürlükçü Demokrasi’yi alamadığımızdan tek haber kaynağımız Cumhuriyet gazetesinden ülkede olup bitenlerden haberdar olmaya çalışıyoruz. Gazetenin 7’nci sayfasında bir ülkenin tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayının tahliye talebinin reddedildiğini biraz şaşkınlıkla, biraz da bu ülkede muhalif tüm kesimlere dönük yaklaşımın “alışmışlığıyla” okuduk maalesef…
 
Selahattin Demirtaş’ın resmini gören 5 yaşındaki Nudem’imizin, “Selocan neden gazeteye çıkmış?” sorusu hepimizde, “Şimdi bunu Nudem’e nasıl anlatacağız” şaşkınlığı yarattı. Onun anlayacağı biçimde ve dilimiz döndükçe haberi anlatmaya çalıştık. Durumu anlayan Nudem ellerimizden tutarak Selahattin Demirtaş’a olan desteğini;
 
“Selo pabucu yarım
 
Çık  dışarıya oynayalım
 
Barış kardeşliği yayalım”
 
sözleriyle anlatmaya çalıştı. Biz ona “Küçük filozof” diyoruz. Bitmez tükenmez soruları ve filozofça söylemleriyle kocaman bir dünyaya pencere açıyor. Annesi Yeliz Çopur Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kars İl Eş başkanı. Ve bugün tutuklu bulunan muhalif tüm düşünce suçluları gibi tek suçu üyesi ve eşbaşkanı olduğu partinin çalışmalarını yürütmek. Bu nedenle 5 yaşındaki kızı Nudem ile bir buçuk yıldır tutuklu. 
 
Nudem bu coğrafyanın koca yürekli ve zindanda bulunan yüzlerce çocuğundan sadece biri. Bu coğrafyada diğer tüm çocuklar gibi o da erken büyüyenlerden. 5 yaşındaki bir çocukla neyin hayalini kurmalı ve neyin mücadelesini vermeli?
 
Nudem’in “Nudem’in Dünyası” adında bir ütopyası var. Hayalini kurduğu bu yeri yani “yeni dünyasını” önüne gelen herkese anlatmak için çırpınıp duruyor. Nudem’in, “Yeni bir yer var. Orada bu duvarlardan yok. Her yer yeşil. İyi kalpli herkesi kaçırıp oraya götüreceğim. Orada anne ve babalar ayrı değil. Hiç hapishane yok orada” sözlerinden sonra gözlerimizin içine bakıp, “Merak etme tabi ki seni de götüreceğim” demesi belki de toplum olarak birbirimizin gözlerine yalansız bakmayı unutuşumuzu hatırlattığından, duygulanıyoruz. Bu ülkedeki, bu coğrafyadaki çocukların hayal dünyası yaşatılanların gerçekliğini yüzümüze “tokat gibi” çarpıyor. Sonsuz hayalleri olan çocuklara sınırlı duvarları öğrettiler. 
 
Bu duvarlar dışında binlerce insan barış ve kardeşlik için sokak sokak, ev ev seçim çalışması yaparken, Nudem’imiz de bu duvarlar içinde özgürce hayal kurabilmek için seçim çalışması yürütüyor. Duvarlar içinde koca bir dünyayı yaratan Nudem, küçük bedeninde taşıdığı koca yüreğiyle tüm seçim çalışmalarını omuzlamış durumda. Her gün yeni bir seçim çalışması ve seçim sloganıyla karşımıza çıkıyor. Kimi zaman bir sandalyeye çıkıp “halka” sesleniyor, kimi zaman da kurduğu oyunlarıyla çalışmalarını buluşturuyor. 
 
7’den 70’e gazetecisi, öğrencisi, akademisyeni, siyasetçisi, sanatçısı, annesi, babası, yaşlısı, genci, çocuğu tüm “düşünce suçluları” olarak Nudem gibi değişime ve “güzel güneşli günlere” inanıyoruz.
 
Dışarıda güzel günleri karşılamak için mücadele eden, çalışan binlerin olduğunu biliyoruz. Zindanlarda da güzel günleri karşılamak için çarpan binlerce yüreğin olduğunu unutmayalım…
 
*KHK ile kapatılan DİHA muhabiri Şerife Oruç / Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi