TJA'dan seçim deklarasyonu : Özgürlük Kadınlar, Demokrasi Cumhuriyet İçin

  • 14:29 16 Mayıs 2018
  • Güncel

 

DİYARBAKIR -TJA, Diyarbakır'da 24 Haziran seçim bildirgesini açıkladı. "Özgürlük Kadınlar İçin Demokrasi Cumhuriyet İçin" başlığıyla açıklanan deklarasyonda Demokratik Cumhuriyet Anayasası, kadınların sorunlarını özgürce tartıştığı "Kadın Parlamentosu", adaletin erk'ten kurtarılmasını amaçlayan Kadın Adalet Divanı ve cinsel istismara karşı "Açık Eğitim Bakanlığı" vurguları ön plana çıktı. 
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) bileşenleri, 24 Haziran seçim bildirgesini HDP Diyarbakır il binasında düzenlenen basın toplantısıyla deklare etti. Deklarasyonun açıklandığı Vedat Aydın Konferans Salonuna, "Faşizmi kadınlar yıkacak", "Wê jin azadiyê bidest bixin", "Yüreği ateş ve zafer tutkusuyla yananlar ancak bizimle yürüyebilirler", "Kadınlar değiştirir", "Özgürlüğü kadınlar kazanacak", "Bu böyle gitmez kadınlar izin vermez" ve "TAMAM" yazılı pankartlar asıldı. Açıklamaya TJA bileşenleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, Barış Anneleri, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbakanı ile üyeleri, HDP ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP ) il ve ilçe yöneticileri HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Halkların Demokratik Kongresi ( HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyigit, HDP Kadın Meclisi sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, HDP kadın aday adayları ve çok sayıda kadın katıldı. Kadınlar rengarenk kıyafetleriyle dikkat çekerken, salondan sık sık, "Jin jiyan azadî" sloganları ve zılgıtlar yükseldi. 
 
Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşunun ardından başlayan toplantıda açıklamayı  TJA aktivisti Aynur Aşan okudu. 
 
TJA’nın "Özgürlük Kadınlar İçin Demokrasi Cumhuriyet İçin” başlıklı deklarasyonu şu şekilde: 
 
“Tarihin bazı özel an'ları vardır; bu an miadını doldurmuş siyasi ve sosyal her yapının müdahaleye uğradığı süreçtir. Kendisi ile artık yaşanılamaz ve gelecek kurulamaz evreye gelmiş politik rejim ve tehlikeleri sezen bu toplumsal akıl ve ruh, durdurulamaz ve engellenemezdir. Özgürlük ve demokrasi güçlerine düşen görev, bu büyük tarihsel an' ı ve toplumsal aklı büyük mücadele yürüyüşüne çevirmektir.
 
'Büyük özgürlük sistemlerini kuracağız'
 
Tek dil, tek millet, tek devlet, tek din rejimini, tek adam diktatörlüğü sistemi ile halklar ve kadın düşmanlığını hayata geçiren AKP hükümeti, Cumhuriyetin iki temel politik sorununu ölümcül düzeyde derinleştirmiştir. AKP, kadın özgürlüğünü, yaşam tarzlarını, laiklik prensibini ve demokratik toplum değerlerini fiili ve resmi uygulamaları ile ortadan kaldırmış, yerine tekçi siyaset, cinsiyetçi yaşam ve ataerkil aileyi yerleştirmiştir. Halkların, inançların ve kültürlerin özgürlük ve hak taleplerini Kürt halkının mücadelesi şahsında uyguladığı çöktürme planıyla yok etmeye çalışmıştır; Tek dil, tek devlet, tek din ve tek millet siyasetini, bu amaç ile kara faşizm düzeyinde uygulamıştır.  Ölüm, yıkım, kölelik, yoksulluk ve kıyım dışında bir vaadi kalmayan tekçi rejim ve tek adam diktatörlüğü yerine, büyük özgürlük sistemlerini kuracağız.
 
'Sorunun çözümü Demokratik Cumhuriyet Anayasası'
 
Halkların, kadınların, inançların, kültürlerin ve yerel farklılıkların temel özgürlük ve eşitlik taleplerinin, anayasal haklar olarak güvenceye alındığı Demokratik Cumhuriyet Anayasası temel sorunları çözüme kavuşturacaktır.
 
Kendi kaderini belirleme ve kendini yönetme ilkesine dayalı olarak şekillenen temel haklar, demokratik özerk sistemleri gerekli kılmaktadır. Çok kültürlü, çok dilli, özgür eş yaşamlı demokratik cumhuriyet sistemi, Türkiye'nin umut dolu geleceğidir, başka gelecekler mümkün değildir. Bunun için; Demokratik ulus anlayışı temelinde,  halkların, kültürlerin, inançların, kadın ve erkeklerin eşit birliğine dayalı, çoklu ulusu inşa edecek bir siyasi paradigmayı hedefliyoruz. Kürt sorununu demokratik birlik anlayışı ile çözüme kavuşturmak temel mücadelemiz olacaktır.  Bu temelde, Özgürlük Kadınlar İçin, Demokrasi Cumhuriyet İçin diyoruz.
 
'Barışın ön koşulu Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü'
 
Kadın ile Özgür yaşam, halklar ile demokratik cumhuriyet Türkiye'nin biricik umudu ve geleceğidir. Farklılıklar birlikte özgür ise, barış vardır. Farklılıkların özgür birliğini savunanların en büyük vaadi barış olacaktır. İşte biz kadınlar, demokratik cumhuriyet mücadelemiz ve direnişimiz ile barışı vaat ediyoruz. Bu barışın ön koşulu, halkların politik iradesine yönelik rehin alma politikasından vazgeçilmesi ve Kürt halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan ve tüm siyasi tutsakların özgürlüğü olacaktır.  
 
Eş Cumhurbaşkanlığı sistemi 
 
Türkiye egemen siyaseti, Cumhuriyeti, ataerkil devlet karakterinde hayata geçirmektedir. Tekçilik ve mülkiyetçilik, farklı olan her halk, inanç, kültür ve emek yapılarından gelen kadınların varlığını inkâr etmektedir. Ataerkil aile modelinin devlet modeli olduğu bu siyasi sistemde, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık bir kadın katliamı düzeyinde hayata geçirilmektedir. Ötekileştirilme, yoksullaştırılma, değersizleştirilme bir kadın kaderi yapılmıştır. Tek adam diktatörlüğü, toplumsal yaşamın her alanında, aile ve siyasi sistemde egemen erkek terörüne yol açmış ve ülkemiz tek adamlar ülkesine çevrilmiştir. Siyasetin kadın ve erkek eşitliği temelinde demokratikleştirilmesi, siyasi ve sosyal hayatı erkek faşizmine boğan ataerkil toplum sistemini aşacak çözüm yoludur. Bunun için; Demokratik Cumhuriyet ve demokratik yerinden yönetimde, eş başkanlık ve eşit temsiliyet ilkemizi esas alarak, Eş Cumhurbaşkanlığı sistemini kuracağız. 
 
'Tek adam rejimi diyalog kültürünü ortadan kaldırmıştır'
 
Tek adam rejimi, egemen erkekliği ve erkek şovenizmini, toplumu kutuplaştırma ve çatıştırma temelinde tahrik etmiş, demokratik uzlaşı ve diyalog kültürünü ortadan kaldırmıştır. Türkiye’nin kaderi asla tek bir adama teslim edilmeyecek kadar değerlidir. Kadınların yönetimde eşitliği yakaladığı ve tek adam rejiminden koruyacağı Eş Cumhurbaşkanlığı, demokratik, kadın özgürlükçü ve uzlaşı kültürünü temsil edecektir.
 
'Kadın katliamı yüzde bin 400 arttı'
 
AKP diktatörlük rejimi döneminde kadın katliamı yüzde bin 400 oranında artmış, çocuk yaşta evlendirme yasası, kadına yönelik şiddete cezasızlık politikası, kadının kıyafetine ve yaşamına saldırılar ile kadını eve kapatma ve köleleştirme amaçlanmıştır. Diyanet Başkanlığı, Sağlık ve eğitim bakanlığı kadın köleliğini inşa eden dini cemaatleşme alanları olmuştur. Yurtlar, Kuran kursları ve devlet okulları çocuk istismarlarının, tecavüzlerin merkezlerine dönüşmüştür. Kadın mücadele örgütleri ve kurumları tutuklama ve kapatmalar ile baskı altına alınarak, kadınlar yalnızlaştırılıp, kimsesizleştirilmek istenmiş ve toplumsal alanın her boyutunda kadınlar teslim alınmak istenmiştir.
 
'Kadınlar göçertildi, katledildi, tutuklandı...'
 
Kürdistan' da İnkâr ve imha siyaseti, anadil yasağı, göçertme, işgal ve savaşlar kadın kültürü olan dil, toprak ve yurt değerlerine karşı sürekli bir savaş halinde olmuş,  bu sürekli savaş hali milliyetçi, cinsiyetçi militarist güçlerin kadına karşı şiddet, tecavüz, işkence, tutuklama ve cinayet suçlarını olağanlaştırmıştır. Tekçi ulus ideolojisi Kürt kadınları ve tüm Türkiyeli kadınlar için bir kadın katliamıdır. OHAL, KHK ve Kayyumlar ile genel siyasette ve yerel yönetimde sağladığımız eş başkanlığa dayalı kadın temsiliyeti, kadın daire başkanlıkları ve kadın dayanışma merkezleri, kooperatifleri ortadan kaldırılmıştır. Kadın iş gücü işten atma ve kadın projelerini fes etme yoluyla tasfiye edilmiştir. Kadın hareketi KJA ve ona bağlı yüzlerce kadın örgütü ve kurumları kapatılarak Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesi, oluşturduğu özgürlük sistemi yok edilmek istenmiştir. Çöktürme planı ve işgaller ile yüz binlerce Kürt kadını göçertilmiş, yüzlerce kadın katledilmiş, binlercesi tutuklanmıştır. Ancak biz kadınlar, muazzam bir direnişin sahibi olduk ve faşizmin toplumu esir almasının önünde en büyük engeli oluşturduk. Tüm bunlar bir daha yaşanmasın diye Türkiye Kadın Meclisini bir siyasi sistem olarak geliştireceğiz. 
 
'Kadın Parlamentosunu kuracağız'
 
Savaş ve barış ahlakını, kadına yönelik siyasi karar ve yasaları, sosyal politikalar sorumluluğunu üstlenecek ve idari sistemi kadın özgürlükçü temelde inşa edecek Türkiye Kadın Meclisine ihtiyaç vardır. Kadın Meclisi, parlamenter kadınlar, kadın hareketleri, kadın emek örgütleri, feminist kadın hareketleri, STK kadın örgütleri, sanatçı, aydın, akademisyen, iş kadını, öğrenci kadınların temsili sistemine dayanacaktır. Bunun için bir seçim sistemi ve kadın parlamentosunun kuruluşu temel hedefimiz olacaktır. Kadınlar kendi hayatları ile ilgili kararları verecek, bu kararları kadın seçmenlerden aldığı yetki ile alacak, yasama yetkisi ile devleti kadın özgürlüğü ve eşitliğine duyarlı kılacaktır. Kadına yönelik suçları insanlık suçları temelinde ele alacak, temel kadın haklarını güvenceye alan kadın özgürlüğü anayasası toplumsal sözleşme hukukumuz olacaktır.
 
 
'Ev içi emek değer gücüne kavuşacak'
 
Ataerkil aile sistemine karşı özgür eş yaşam felsefesi temelinde son vereceğiz. Ev içi emeği değer gücüne kavuşturacak, aile reisliği yerine eş yaşam birliğini medeni hukukta oluşturacak, ayrılık ve birlik durumunda kadının iradesi ve beyanı esas alınacaktır.Kadına yönelik şiddeti önlemek için, kadın öz savunma hakkı, imkânları ve yasalarını geliştirecek bir mücadele içinde olacağız. Meşru savunma hukuku, güvenlikli yaşam alanı ve iş imkânlarını tehdit altında olan kadınlar için öncelikli kılmak hayati konular içindedir. Yargı kurumunda kadın hâkim ve savcıların oranının eşit düzeye çıkarılması, ceza hukukunun kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlara yönelik ağır ceza yaptırımları temelinde yeniden yapılandırılması ve kadın öz savunmasının temel yaşam hakkı olarak tanınmasını sağlayacağız.
 
İstismara karşı 'Açık Eğitim Bakanlığı'
 
Çocuk istismarı AKP hükümeti ile sistematik hal almıştır. Yurtlar ve okullarda yaşanan çocuk tecavüzleri korkunç oranlarda seyretmektedir. Bunun için, çocuğu toplumdan koparan, devlet ve cemaatlerin mülkü haline getiren, yurt ve okul sistemleri lağvedilmelidir. Bu temelde, kadın örgütlerinin, demokratik kurumların ve ailelerin denetimine, yönetimine Açık Eğitim Bakanlığı reformu temel hedeflerimizden biridir.
 
 
Kadın Adalet Divanı
 
Savaş politikaları ile göçertilen, işten atılan, hakları gasp edilen, tutsak edilen ve işkenceye uğrayan kadınların maddi ve manevi zararlarının tespit edilip tazmin edilmesi için, kadın hakikat rejimi anlayışına bağlı,  Kadın Adalet Divanı'nın Meclis'te örgütlendirilmesini hedefliyoruz. Kadın hareketleri, kadın örgütleri, kadın vekiller, kadın akademisyen ve hukukçuların katılımı ile oluşacak kadın adalet divanı, kadına yönelik suçların açığa çıkarılması ve adaletin sağlanması için gerekli yetkiye sahip olacaktır.
 
İş güvenliği, anadilde eğitim hakkı
 
Ucuz iş gücü deposu olarak görülen kadınlar, güvencesiz iş koşullarında acımasız emek sömürüsüne uğramakta, mevsimlik tarım işçisi, temizlik sektöründeki işçi kadınlar iş kazaları sonucu hayatlarını kaybetmektedir. Sadece emeği değil, yaşamı da gasp edilen işçi ve emekçi kadınların, emeğinin değerinin belirlenmesi, sosyal güvenlik ve iş güvenliğinin sağlanması, biz kadınların temel hedeflerinden biri olmaktadır.
 
Anadil ’de eğitim temel insan hakkıdır ve herkesin anadilde eğitim hakkını hayata geçirmesi gerekir. Milliyetçi ve toplumsal cinsiyetçi ideolojik anlayışa dayalı eğitim sistemi halklara ve kadınlara düşman kuşaklar yaratmaktadır. Milliyetçilikten ve cinsiyetçilikten arındırılmış eğitim sistemi, biz kadınların temel hedeflerden biri olmaktadır.
 
'Demokratik Ccumhuriyet için HDP'
 
Tüm kadınlar ile birlikte, TJA olarak, önümüze koyduğumuz kadın özgürlük hedeflerimizi Kadın hareketleri, HDP ve demokrasi güçleri bloku ile hayata geçireceğiz. HDP, kadınların, halkların, kültürlerin ve inançların, işçi ve emekçilerin, tüm ezilenlerin özgürlük ve eşitlik taleplerini hayata geçirecek biricik adrestir. TJA olarak, kadın özgürlükçü bir Demokratik Cumhuriyet için HDP etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz. 7 Haziran’ da ve 16 Nisan referandumunda başardık, şimdi de başaracağız.
 
Başaracağız, çünkü biz güçlüyüz.
 
Başaracağız, çünkü biz, daha önce başardık.
 
Başaracağız, çünkü biz, başarılı olan kadın özgürlük sistemimiz ile Demokratik Cumhuriyeti inşa edecek akla, yüreğe ve cesarete sahibiz.”
 
 
Deklarasyon kadınların "Jin jiyan azadi", "Biji serok Apo" sloganları ve zılgıtlar eşliğinde dakikalarca ayakta alkışlandı. Açıklama çekilen halayların ardından sona erdi.