Nuran İmir: Halkın gücü önünde hiçbir devlet duramaz

  • 09:31 6 Aralık 2018
  • Siyaset
ŞIRNAK - 1999’dan bu yana devam eden tecridin devleti kaos ve iflasa sürüklediğini dile getiren HDP Şırnak Milletvekilli Nuran İmir, Leyla Güven’in başlattığı sesin etrafında herkesin kenetlenmesi gerektiğini söyleyerek, “Halkın gücü önünde hiçbir devlet duramaz” dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde yıllardan beri devam eden tecridi protesto etmek amacıyla 29 gündür açlık grevinde bulunan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkâri Milletvekilli Leyla Güven’e destekler her geçen gün artıyor. Hayata geçirilen tecride karşı “Leyla Güven Haklıdır, tecrit kaldırılmalıdır” şiarıyla bir araya gelen Şırnaklı vekiller üç günlük açlık grevine girdi. Greve katılan HDP Şırnak Milletvekilli Nuran İmir, Türkiye ve Kürdistan’da HDP’li üyeler üzerinde uygulanan baskı politikalarına dikkat çekerek, “Bu politikalarla bizi özgürlük ve barış mücadelemizden alıkoyamazlar” dedi. 
 
‘Kürt halkı yıllardır bu politikalara maruz bırakılıyor’
 
Kürt halkının tecrit, asimilasyon politikaları ile baskı ve zulüm altında bırakıldığını dile getiren Nuran, “Sayın Öcalan bilindiği gibi 1999’dan bu yana İmralı’da tek hücreli bir cezaevinde rehin tutuluyor. İlk günden bu yana mevcut durumda tecrit içinde bir tecrit politikaları uygulanıyor. Sayın Öcalan şahsında barışa ve demokrasiye inanan halklar bugün tecrit ile karşı karşıyadır. En bariz örneği bugün yapmak istediğimiz açlık grevi için Cizre’den Şırnak ilçe merkezine gelene kadar tam 5 ayrı yerde yönetici arkadaşlarımız ile birlikte GBT’den geçirildik. Atanan kayyımlar halkın gelenek, göreneklerini yok sayarak bin bir çaba ve emekle inşa edilen bütün güzel şeyleri yok ettiler ya da yok saydılar. Şuanda bizler insani, siyasi, sosyal ve politik her türlü ses ve renge karşı bir mevcut iktidar ile karşı karşıyayız” diye konuştu. 
 
‘Kürdün cenazesine bile tahammülleri yok’
 
Kürt halkının yoğun saldırılarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Nuran, bu saldırı politikasının etik değerleri dahi ayaklar altına aldığını söyledi. Yakın süreçte yaşanan Kürt halkının çocuklarının mezarlarının bombalama olaylarına dikkat çeken Nuran, “Bırakın canlıyı artık cansızları da bir tahammülleri kalmamış durumda. Ne kültüre, ne geçmişe ne de ölüsüne tahammülü yok.  Yıllardır biz böyle bir yönetimle karşı karşıyayız. Bütün bunları çok yönlü ele aldığımızda dahi Sayın Öcalan’ın çözümlerinin olabilmesi için bu kadar ötekileştirilen uçlaştırılan milliyetçi duyguların zemin oluşturmuş köprülerin parçalanması açısından da bir arada olmalıdır” dedi. 
 
‘Leyla Güven’in sesinin etrafında kenetlenmeliyiz’
 
Leyla Güven’in Abdullah Öcalan’a dönük tecride karşı çıkardığı sesin etrafında kenetlenmesi gerektiğinin altını çizen Nuran şunları kaydetti: “Leyla Güven uzun yıllarını barış ve demokrasi mücadelesinde Kürt kadın özgürlük mücadelesinde emeği olan, bedel ödeyen değerli bir vekil ve aktivistir. Her şeyden önce milyonların oyları ile kadınların iradesiyle vekil olan bir seçilmiştir. Sesine ses olarak farklı şekillerde bu eylemin etrafında kenetlenebiliriz. Kamuoyu yaratılabilir. Bu da kaos ortamını bertaraf etmekle mümkündür. Faşizmi iliklerine kadar hissettirmek isteyen ceberut bir yönetim ile karşı karşıyayız. Ama halklar var olduğu sürece yeter ki insansınlar hiçbir güç devlet mekanizmaları bu halktan daha güçlü değil. Devleti yaratan halkların kendisidir. Bu devlet de çürümeyle yüz yüze siyasal bir intihar eşiğindedir. Yaptıkları suç pozisyonundadır. Biz asla yılmayacağız. Onlar hesap verecek yaptıklarının hesabını ödeyecekler biz de her koşulda direnmeye devam edeceğiz.”