Kalp ritmi bozukluğunda 'ablasyon' tedavisi

  • 09:05 1 Temmuz 2018
  • Sağlık

 

HABER MERKEZİ - Kalp ritim bozukluğunda uygulanan yöntemlerden biri olan "ablasyon" tedavisini anlatan Doç. Dr. Osman Can Yontar, bu yöntem sayesinde hastaların ilaç kullanmasına gerek kalmadan da tedavinin mümkün olduğunu belirtti. 
 
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Görevlisi, Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu ve Avrupa Kalp Ritmi Derneği (EHRA) üyesi Doç. Dr. Osman Can Yontar, kalp ritim bozukluğu tedavisinde uygulanan yöntemlerden biri olan ablasyon tedavisi hakkında bilgiler vererek, yanlışlıkla panik atak teşhisi koyulan ve bu nedenle yıllarca yanlış tedavi alan kalp ritim bozukluğu hastalarının varlığına dikkat çekti.
 
Teşhis geç konulabilir 
 
Kas ve kapaklardan oluşan kalbin, elektrik şebekesine benzeyen bir sinir ağı sistemi sayesinde düzenli olarak çalıştığını belirten Osman Can Yontar şu bilgileri verdi: "Bu sistemde aksaklıklar gözlenmesi durumunda nabızda düşme, bayılma hatta ani ölümler olabileceği gibi nabızda aşırı artma, düzensiz hızlanmaya bağlı çarpıntılar ve bazen de aşırı hızlanmaya bağlı ani ölüm veya uzun vadede kalp yetersizliği gözlenebilir. Kalbin diğer hastalıklarında olduğu gibi sigara, yoğun alkol tüketimi gibi alışkanlıklar ritim bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların kontrol altına alınamaması ritim bozukluklarının önemli sebeplerindendir. Kalp krizi geçirmiş, kalbi besleyen damarlarında tıkanma meydana gelmiş hastalar da her zaman ritim bozukluğu riski altındadır. Ritim bozuklukları genellikle çocuk yaşta başlar ancak hastalar küçük olduğu için şikayetlerini tarif edemezler ve gözden kaçabilir. Bu nedenle bu hastalığın tanısı genelde 20'li yaşlarda konulabilir. Atakların sıklığı ise yaş ilerledikçe genelde artış gösterir."
 
Tespit edilemeyen bozukluklar için elektrofizyolojik çalışma
 
Bütün ritim bozukluklarının normalde kardiyoloji uzmanlarının muayenesi sırasına çekilen basit bir elektrokardiyogram (EKG) ile tanınabildiğini belirten Osman, bazen teşhisin bu kadar kolay olmayabileceğini söyleyerek, "Bazen hastaların üzerlerine yerleştirilen 24 saat ya da daha uzun süreli ritim takip cihazları da gerekebilir. Bazı hastalarda bu yöntemlerle tespit edilemeyen ritim bozuklukları için son çare olarak elektrofizyolojik çalışma adını verdiğimiz işleme ihtiyaç duyabiliriz" dedi. 
 
Ablasyon tedavisi aşırı yüksek kalp hızına çare olabilir
 
Ritm bozukluklarını kalbin hızının aşırı azaldığı (bradikardi) ve aşırı arttığı (taşikardi) olarak ikiye ayıran Osman, kalp hızının aşırı artışla seyreden hastalıklarda ilaç tedavisi ile kalp hızının kontrol altına alınabileceğini kaydetti. Bu hastalıkların bazılarında, kalbin içinde düzensiz ritme bağlı biriken kanın koyulaşması ve pıhtı olarak beyine atması ile inme (felç) izlenebildiğini aktaran Osman, "Atriyal fibrilasyon adını verdiğimiz bu hastalıkta diğer ritim bozukluklarından farklı olarak kan inceltici ilaçlar da kullanmak gerekmektedir.  Bu ilaçlar kişinin felç olup yatağa bağlı kalmasının engellenmesinde çok ama çok önemli bir gruptur. Aşırı hızlı kalp atışıyla seyreden ritim bozukluklarında ek olarak girişimsel tedavilerimizle de hastalarımıza müdahale edebilmekteyiz. Bu işleme de ablasyon adını vermekteyiz" diye anlattı. 
 
İlaca gerek kalmadan tedavi edilebiliyor
 
Osman ablasyon tedavisini ise şöyle anlattı: "Ablasyon tedavisi, kalbin içindeki elektrik şebekesinde türlü sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan, kısa devreler olarak tabir edebileceğimiz, ritmi bozan odakların bir cihaz yardımıyla yok edilmesi işlemidir. Elektrofizyolojik çalışma adını verdiğimiz işlemle tespit edilen bu milimetrik boyuttaki odaklar, bir cihazla ısıtılarak ya da dondurularak yok edildiğinde bazı hastalarda ritim bozukluğu tamamen ortadan kalkmakta ve ilaç kullanmaya gerek kalmamaktadır. Hastalığı nedeniyle ilaç tedavisi alan ancak aniden gelişen çarpıntı atakları nedeniyle belki dakikalarca belki de saatlerce kendine gelemeyen ve acil servislere başvurup damar yoluyla ilaç uygulanmasıyla düzelen hastalar ablasyon tedavisine adaydır." 
 
Yüzde 99'a varan başarı mümkün
 
Doç. Dr. Osman Can Yontar, bazı taşikardi türlerinde yüzde 99'a varan başarı ihtimali bulunduğunu belirterek şunları ekledi: "Ritim bozukluğu olan, özellikle de nöbetler halinde çarpıntıları olan hastaların bazen panik atak sanılması sık rastladığımız bir durum. Bu yanlış algı bazen hastalarda bazen de doktorlarda olabiliyor.  Hastalar bazen yıllarca panik atak tedavisi alabiliyor. Karar verilemeyen, tanı konulmayan ya da ilaç tedavisinden fayda görmeyen hastaların mutlaka ritim bozuklukları konusunda uzmanlaşmış kişi ya da merkezlere yönlendirilmesi çok önem taşımaktadır."