Gazeteci Seda Taşkın yine tahliye edilmedi

  • 15:58 12 Eylül 2018
  • Hukuk

 

MUŞ - Gazeteci Seda Taşkın yargılandığı davada, gazetecilik yaptığı için tutuklandığını, fakat bunların hiçbirinin dosyada yer almadığını belirtti. Mahkeme heyeti ise, Seda'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
 
Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Seda Taşkın hakkında "örgüt üyesi olmak" ve "örgüt propagandası yapmak" iddialarıyla açılan davanın 3'üncü duruşması, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde 9 aydır tutuklu bulunan Seda ile avukatları Ebru Akkal ve Rıdvan Konak,  Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. 
 
'Soruşturma usule aykırı'
 
Kimlik tespitinin ardından Seda'ya yönelik yapılan suçlama ve ihbara dikkat çeken avukat Ebru Akkal, "İsmini vermek istemeyen bir kişinin ihbarı sonucu bu soruşturma başlatıldı. İhbar maili emniyet@gov.tr uzantılıdır. İsmini vermek istemeyen kişi maili atmamıştır. Bu tamamen hukuksuzdur. Usule aykırı bir soruşturma verilmiştir " dedi. 
 
İddia makamı, gazeteci Seda'ya "örgüt üyesi olmak" ve "örgüt propagandası yapmak" iddialarıyla cezalandırılmasını talep ederken, avukat Ebru, dosyayla ilgili tanıkların dinlenmesini talep etti. Ebru'nun talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi. 
 
'Ceza hukuku niyet okuma hukuku değildir'
 
Ebru, iddianameye konulan ilk tutanaktan son belgelere kadar hepsinin çürütüldüğünü belirterek, "Delillerin gerçekliği araştırılmalıdır. Delil olabilecek bir husus bulunmamıştır. Soruşturmayı Muş TEM mi yoksa savcı mı yürütmüştür? Müvekkilimin hiçbir haberi iddianamede yok. Müvekkilimin haber paylaşımları çarpıtılmıştır. Hiçbiri müvekkilimin haberi değil, başka kişilerin paylaştığı haberlerdir. Haberi paylaşanlar beraat etmiş, müvekkilim bu paylaşımlarından şu an yargılanıyor. Çok fantastik bir mütalaadır. Ceza hukuku niyet okuma hukuku değildir. Eğer niyet okuma hukuku olmuş olsaydı, şu an hiçbirimiz dışarıda değildik. Müvekkilimin tutukluluk hali, Anayasal hakkını gasp etmiştir. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum" dedi. 
 
'Haberlerim dosyada yok' 
 
Daha sonra söz alan gazeteci Seda, "Yaptığım haberler ortadadır. Kültür haberleridir. İlk kez Muş'ta gözaltına alındım. Daha önce gözaltına alınmadım. Sosyal medyada haberler paylaşmışım. Suç olarak kabul edilen fotoğraflar ise haber fotoğraflarının uzantısıdır. Başkalarının haberleridir. Kendi imzamla çıkan haberler değildir. Gazeteciyim. Daha önce de başka yerlerde gazetecilik yaptım. Türkiye'nin her tarafına gidip haber yapmışım; ama hiçbiri dosyada yok" dedi. 
 
'Gazetecilik yaptığım için tutuklandım'
 
Seda savunmasına şu ifadeler ile devam etti: "Sise Bingöl'ün haberleri suç unsuru sayılmış. Tüm gazeteler bu haberi geçmiş. Suçlama olarak kabul edilen, bu haberlerin devamıdır. Bunları kabul etmiyorum. Cezaevindeki bir çocuğun haberini yapabilirim, bu suç değildir. Van'da bir haberle ilgili avukatla görüşmem bile suç unsuru olarak dosyama girmiş. Yayınlamış haberlerimden dolayı suçlu gösteriliyorum. Mesleğimi yaptığımdan dolayı özgürlüğümden mahrum bırakılıyorum. Sosyal medya hesabımdan sadece politik haberler paylaşmışım gibi gösteriliyor. Oysa çok sayıda kültür haberleri de paylaşıyorum. Gazetecilik yaptığım için tutuklandım. Bu suçlamalar ile gazetecilik yapılamaz."
 
Daha sonra söz alan avukat Rıdvan Konak da müvekkilinin tahliyesini talep etti. 
 
Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve Seda'nın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 10 Ekim'e erteledi.