Silopi'deki 'panzer davası'nda oklar İlçe Emniyet Müdürü’nü gösterdi

  • 14:12 12 Temmuz 2018
  • Hukuk

 

ŞIRNAK - Silopi'de evlerine giren panzerin altında ezilerek yaşamını yitiren Muhammet ve Furkan kardeşlerin ölümüne ilişkin 2 polis hakkında açılan davanın duruşması yine ertelenirken, emri veren kişi olarak gösterilen polis Tuncay Taşdemir, tanık olarak alınan ifadesinde sorumluluğu İlçe Emniyet Müdürü'ne attı.
 
Şırnak'ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi'nde 3 Mayıs 2017 tarihinde, evlerine giren panzerin altında ezilerek yaşamını yitiren Muhammed (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşlerin ölümüne neden olan zırhlı araç sürücüsü polis Ömer Yeğit ve onu görevlendiren amiri Murat Maden hakkında açılan davanın 4'üncü duruşması gerçekleşti. 
 
Sanıklar hakkında, "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan açılan davanın duruşması Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. İlk duruşmada tahliye edilen polis Ömer Yeğit’in katılmadığı duruşmada, tutuksuz yargılanan polis amiri Murat Maden hazır bulundu. Duruşmayı, Yıldırım kardeşlerin babası Mesut Yıldırım’ın, Şırnak Barosu avukatları, Halkların Demokratik Partisi (HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, çok sayıda HDP-DBP yöneticisi ve avukat izledi.
 
Koruma Büro Amir Yardımcısı tanık olarak dinlendi
 
Bazı rapor ve tutanakların okunmasının ardından başlayan duruşmada ilk olarak, şuan Balıkesir’de görevli olan ve bir önceki duruşmada emri veren kişi olarak gösterilen polis memuru Tuncay Taşdemir tanık olarak dinlendi. Ses ve Görüntülü Bileşim Sistemi (SEGBİS) yoluyla ifade veren Tuncay, daha önce Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde koruma büro amir yardımcısı olarak görev yaptığını atardı. Olayın yaşandığı günün öncesinde TOKİ lojmanları önündeki polis noktasında denetim yaparken İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın yanlarına geldiğini belirten Tuncay, burada sertifikası bulunmayan polis memurlarının olaya karışan panzer aracının kullanılması konusunda bir konuşmanın geçtiğini anlattı.
 
‘İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan kızdı ve hakaret etti’
 
Tuncay, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan ile arasında geçen konuşmaya ilişkin şunları söyledi: “Bir personelin panzer araçlarında görevlendirilebildiğini söyledikten sonra kendisi bana kızarak ve hakaret ederek tek personel sayısını çift personele çıkarmamı istedi. Ayrıca personelin sertifikası ile ilgili durumu izah etmeme fırsat vermedi. Kendisine izah ettim. Ayrıca ısrarla kursu bulunmayan personel çalıştırmamızdan dolayı sıkıntı olabileceğini söyledim.”
 
 ‘İlçe Emniyet Müdürü Selçuk imza atmaktan imtina etti’
 
Sertifikasız ve kurssuz personelin görevlendirilmesi için düzenlenen evrakın Kaymakamlıktan önce İlçe Emniyet Müdür’ünce imzalanması koşulunun bulunduğunu kaydeden Tuncay, evrakı gönderdikleri İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın imza atmaktan imtina ettiğini açıkladı. “Bu şekilde sanık Ömer Yeğit’in görevlendirilmesi kaymakamlık oluru bulunmaksızın yapılmış oldu” diyen Tuncay, olaya karışan panzerin de İlçe Emniyet Müdürü Selçuk’un talimatı ile olay yerinden çekildiğini dile getirdi.
 
Tuncay’ın ifadesinin ardından tanık polis memuru Ferhat Taş’ın ifadesine geçildi. Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde koruma büro amirliğinde görevli olan Ferhat ise, sertifika konusunda düzenlenen evrakın baş polis memuru Tuncay Taşdemir’in beyanı üzerine imzaladığını belirtti. Ardından söz alan iddia makamı, eksik hususların giderilmesini talep etti. Sanık Murat Maden ise bir önceki beyanlarını tekrar ederek, beraat talep etti.
 
Av. Rojhat Dilsiz: Erdoğan ve Tuncay Taşdemir sanık olmalı
 
Son olarak konuşan Yıldırım kardeşlerin avukatı Rojhat Dilsiz ise, dosyada bulunan tarafların İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ı gösterdiklerini ifade etti. “Ancak bu kişiler sanık olarak dosyaya eklenmemişlerdir” diyen Rojhat, ismi geçen kişilerin dosyaya eklenmesini talep etti. “Kanunsuz” emri alan memurun bu hususta direnmesi gerektiğine işaret eden Rojhat, şu taleplerde bulundu: “Tuncay Taşdemir ve Selçuk Erdoğan’ın görevlerini kötüye kullandıkları ve soruşturma geçirmelere kanaatiyle soruşturma evrakı oluşturulmuştur. Mahkeme huzurunda dinlenen tüm tanıkların beyanlarına ve tek bir kişi işaret edilmesine rağmen taleplerimiz göz ardı edilmektedir. Dosyanın bu haliyle sonuçlandırılması toplumun hukuka olan inancını zedeleyecektir. Dosya pilot bir dosyadır. Sanıkların tutuklanması talebimizi yineliyoruz. Tanık beyanlarında geçen kişilerin dosyaya sanık sıfatıyla eklenmesini talep ediyoruz.”
 
Avukatların taleplerine ret
 
Savunmaların ardından duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, daha önce 3 kez yapılamayan olay yeri keşfinin 19 Eylül yapılmasına karar verdi. 
 
Sanıkların adli kontrol tedbirlerine uydukları gerekçesiyle tutuklama istemini ret eden mahkeme heyet, duruşmayı 25 Ekim tarihine erteledi.