10 Ekim davasında 2 DAİŞ sanığına beraat talebi

  • 19:08 12 Haziran 2018
  • Hukuk

 

ANKARA - 10 Ekim Ankara Gar katliamının 9'uncu duruşmasında müşteki avukatlarının tüm tepkilerine rağmen mütalaayı açıklayan savcı, bombacıları Ankara’ya getiren Halil İbrahim Durgun’un evli olduğu tutuklu sanık Esin Altıntuğ ve Hatice Akaltın’ın beraatini talep ederken, birçok DAİŞ sanığının ise  yalnızca "örgüt üyeliğinden" yargılanmasını istedi. Mahkeme yarına ertelendi. 
 
Ankara Gar Katliamı davası verilen aranın ardından devam etti. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 19’u tutuklu 35 sanıklı davada yoğun güvenlik önlemi yanı sıra sanıkların arkasındaki 3 sıra polis ve jandarmaya ayrılırken sivil polislerinde bu celsede duruşmaya katılması dikkat çekti. Mahkeme başkanının yaşanan tartışma sonrasında gülümseyerek, salona girmesi de dikkat çeken dikkat çekti. 
 
Mahkeme müşteki avukatı Gülşah Kaya’nın savunmasıyla devam etti. Gülşah, mahkeme başkanına dönerek, “Katılanlara ‘Avukatlarınız size usulü anlatsın’ dediniz biz müvekkillerimize elbet anlatırız. Katılanların da söz söyleme hakkı vardır. Usul işletilmediği için katılanlar sitem etti. Deliller toplanmıyor, tartışılmıyor peki nasıl maddi gerçeğe ulaşacağız?” diye sordu.
 
“Kamu vicdanını rahatlatmak gibi bir göreviniz de var. Böyle devam ettiği sürece kamu vicdanı size seslenmeye devam edecek “ diyen Gülşah, “Dosyada bir poşette önemli bir CD var. Mehmettin Baranç’a ait 90 tane Arapça ses kaydı var. Doğru bir şekilde gelmedi. 90 tane ses kaydını başka insanlara çözdürdük. Karşılaştırma yaptık. Çok fark var. Ses kaydında  ‘Canlı bomba’dan bahsediliyor. İslam devleti raporda yok ama sanık bundan bahsediyor. Epilepsi hastası olduğunu, evlenmek istediğini ve şahadeti seven bir kadın olmasını istiyor. Benim sonum belli değil. Bir valiz, bir fotoğraf ve birini hastaneye götürmekten bahsediyor. Mehmettin Baranç’ın Durmaz ile ilişkilerini sorduk mu?” dedi. 
 
'Dink davasına dönüştürülmeye çalışılıyor'
 
Davanın sonunun Hrant Dink yargılamasına dönüşmeye doğru ilerlediğini kaydeden Gülşah,  “İstihbarat belgelerinin altında İstihbarat Daire Müdürü Engin Dinç’in imzası var. Bu gün FETÖ’den yargılanıyor. Bu da başka bir soru işareti” dedi.  Kamu görevlileri hakkında bir şey yapılmadığı sürece, bu davada sona ulaşılamayacağına dikkat çeken Gülşah, “ 3 belgeden bahsettim 3’ü de kritik belge bu deliller toplanmadan davanın bitmesi mümkün değil. Burada olursanız 10 yıl sonra yeniden sizinle karışılacağız tabi Yargıtay’a gitmemiş olursanız” ifadelerini kullandı. 
 
'Mütalaaya gidilmesi ceza muhakemelerinin ihlalidir'
 
Avukat Senem Doğanoğlu ise şöyle konuştu: “ Olay tutanağı olmayan Ankara Katliamına ilişkin, herhangi bir aşamada keşif yapılmadı. Türkiye tarihinin en büyük katliamı ama keşif yapılmadı. Olay tutanağı olmayan bir davadır. Hakan Duman C Büro Amiri, en sıradan bir ceza davasında bile dinlenmesi zorunluluktur. Mütalaaya gidilmeye çalışması ceza muhakemelerinin ihlalidir.”
 
'Savcılık BTS kayıtlarına dikkat etmemiş'
 
Avukat Erkan Sabri Ünüvar, HTS (telefon)kayıtlarına ilişkin eksiklikleri belirtmek üzere talepte bulunacağını söyleyerek, “BTK’nın HTS kayıtlarını göndermeme noktasında yazdığı cevabı çok ilginçti. Dosyada sanık olmayan 3’üncü kişiler hakkında rızası olmadığı için bu kişilerle ilgili HTS kayıtlarını gönderemeyiz. Bu dikkat çekici bir durum o zaman bu kovuşturma da ilerlememiz mümkün değil. HTS kayıtları yönünden ilerlememiz için 3’iüncü şahıslar hakkındaki HTS kayıtlarını incelememiz gerekiyor. İlhami Ballı, Yakup Şahin’in katliam gecesi başkaları üzerinden aldıkları hatları kullanmışlar. Bu bilgileri bizler başka dosyalardan öğreniyoruz. Soruşturma aşamasında sanıkların kullandığı GSM hatları üzerinde ciddi araştırılmamış. Metin Akaltın’ın kendi adına hat kullandığını başka HTS kayıtları geldiğinde öğreniyoruz. Sanıkların kendi adlarına kayıtlı HTS kayıtlarını araştırma gereği duymayan savcılar bu davanın uzamasının en büyük sorumlusudur. Bunları yapmadan bu davayı bitirmek mümkün değil” diye konuştu. 
 
 'Kovuşturma aşamasındaki delillerin dosyaya getirilmesi gerekiyor'
 
Avukat Nuray Özdoğan, davanın bu şekilde sonlanmaması için eksiklikleri dile getirmeye devam edeceklerini vurguladı. Katliamın başından beri tüm sorumluların bağlantılarının tespit edilmesini istediklerine dikkat çeken Nuray, “Kovuşturma aşaması açısından size sunulan delillerdir ve bunların dosyaya getirtilmesini istiyoruz. Nusret Yılmaz’ın ilginç bir şekilde bulunamıyor.  Kontrol noktaları ile ilgili yeniden yazışma yapılarak, bilgilerin getirilmesi gerekir. Kovuşturmanın genişletilmesi, sanıkların bağlantılarının incelenmesi gerekir” dedi.
 
Ek savunma talebi 
 
Verilen 30 dakikalık aranın ardından yeniden söz alan avukat Senem Doğanoğlu, mütalaanın verilmemesi ve sanıkların tutukluluğuna devam kararı istedi. Sanıklara ek savunma hakkı verilmesi durumunda kendilerine yeniden söz hakkı düşeceğini ve sanıkların ek savunma yapmadığına vurgu yapan Sanem, “Kamu görevlileri açısından size ek iddianameler yönünde taleplerimiz var. TCK 314 ile yargılanan sanıklar var. Sanıkların yıllara yaygın örgütleri, selefi cihadist yapıları ile ilgili ilişkileri, yargılamaları, olması temadi tartışması zorunludur. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mehmettin0 Baranç hakkında açılan 2015/4362 esaslı dosyası hala mahkemenize gelmedi. IŞİD örgütünün bütün faaliyetleri dikkate alınarak, bu eylemlere rıza göstermeleri noktasında bunların suç tanımı değişecektir. Katliam sorumluluğu ile ilgili örgüt üyeliğinden yargılanan kadınlar bu eylemi saklamak, eyleme iştirak edenleri saklama yönünden ek savunma istenmedi ama onların suç vasfı değişti. Duvar örmek için tedarik ettiklerini iddia edilen Amonyum Nitrat konusunda sanıkların iştirak ettikleri gözden kaçırmamalıdır. Erman Ekici’nin örgüt yöneticiliği noktasında cezalandırılması gerekir. Katliam sorumluluğundan da sanıklardan ek savunma talep ediyoruz” ifadelerinde bulundu.
 
'İnsanlığa karşı suç kapsamında yargılansınlar'
 
Sanıkların insanlığa karşı suçlar kapsamında yargılanması noktasında ısrarda bulunmaya devam edeceklerini kaydeden Sanem, insanlığa karşı suç kapsamında Türk Ceza Kanun’u (TCK) ve uluslararası ceza hukukundaki tanımlamalarını anlatarak, Ankara Gar Katliamı faillerinin de bu kapsamda ek savunması alınarak, cezalandırması gerektiğine vurgu yaptı.
 
Savunmalar ardından söz alan sanık avukatları müvekkillerinin tahliyesini istedi.
 
Avukatların savunmasının ardından mütalaasını açıklayan savcı, 10 sanığın 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi. Savcı mütalaasında 10 Ekim katliamında bombacıları Ankara’ya getiren Halil İbrahim Durgun’un evli olduğu tutuklu sanık Esin Altıntuğ ve Hatice Akaltın’ın 10 Ekim dosyasından beraatını istedi. Savcılık, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla üst sınırdan ceza almalarını talep etti. 10 sanık hakkında ise 101’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi.
 
Mütalaada, şu ifadelere yer verildi: “Mütalaada tutuklu tüm sanıkların IŞİD yöneticisi ya da üyesi olduğu kanaatine vardık. Sanıklardan Esin Altuğ Durgun, Yakup Yıldırım, Hatice Akaltın, Suphi Alpfidan, Yakup Karaoğlu, Mehmettin Baranç, Nihat Ürkmez, Abdurrahim Boz ve Burak Ormanoğlu’nun DAİŞ üyeliği yönünden cezalandırılmasına, Burak Ormanoğlu’nun silah mermi bulundurmadan örgüt faaliyeti kapsamında cezalandırılmasına, sanık Nihat Ürkmez’in örgüt üyeliği suçu oluşmadığına, Hatice Akaltın’ın silah ve mermi bulundurma suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraatlarına, Mehmettin Baranç ve Nihat Ürkmez hakkında tek suç oluşmuştur. Silahlı Terör Örgütü üyesi olmak suçundan Erman Ekici’ye ek savunma verilmesine ve cezalandırılmasına, Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüsten kasten adam öldürmeye 100 kez suç duyurusunda bulunulması, Abdulmuttalip Demir, Talha Güneş, Metin Akaltın, Yakup Şahin, Halil İbrahim Alçay,Resul Demir, Hacı Ali Durmaz Anayasal düzeni değiştirme, kasten adam öldürme ve öldürmeye teşebbüsten terör örgütü faaliyetleri kapsamında patlayıcı madde taşınmasından kaynaklı cezalandırılması talep olunur. Tüm sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin cezalarından indirilmesine, ele geçirilen dokümanların, dijital materyallerin imajlarının alınmasına, sanıkların kuvvetli suç şüphesi kapsamında tutukluluk devamına karar verilmesine…”
 
Mütalaanın okunmasının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Duruşma yarın devam edecek.
 
Aileler ve avukatlardan tepki: Devlet yargılanacak
 
Aileler, davanın ardından adliye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan dava avukatlarından Senem Doğanoğlu, “Devlet yargılanacak. Bunu demeye devam edeceğiz. Dosya bitmedi . Ama dosyanın bitmemesi halihazırda kayıp olduğu söylenen, yakalanmayan diğer sanıklar yönünde bir karar verildi. Dosya devam edecek. O sanıklar yakalanacak. O sanıklar yakalanıncaya kadar biz devlet sorumluluğunu tartışmaya devam edeceğiz. Ama bu davanın bu hali ile böyle bir mahkumiyet hükmü ile herhangi bir şekilde insanlığa karşı suçu tartışmadan diğer taleplerimiz  tartışmadan bu sanıklar yönünde böylesi bitmesi, bizim için kabul edilemezdir. Ama devlet yargılanacak. Bundan şüpheniz olmasın" dedi.